23 NİSAN MİLLİ İRADENİN TESCİLİDİR

01.08.2015 20:31

23 NİSAN MİLLİ İRADENİN TESCİLİDİR

İstanbul'dan gelen 90'ın üzerindeki mebusa ilave olarak, 125 devlet memuru, 53 asker, 53 din adamı ve çeşitli sayıda tüccar, çiftçi ve hukukçudan oluşan Meclis, 23 Nisan 1920’de Hacı Bayram Camii'nde kılınan Cuma Namazından sonra dualarla açılmıştır. Katılımcı ve demokratik yapısıyla1921’de Türkiye’nin en demokratik anayasasını yapmayı başaran meclis; milli iradenin tecelligahı olan TBMM’ye egemenlik hakkını verirken “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” ilkesini benimsemiştir.

 

Bağımsızlığımızın, milli ve manevi değerlerimizin tehlikeye düşürüldüğü bir tablodan; milletimizin destansı bir direnişle ayağa kalktığı, kendi geleceğiyle ilgili kararları kendisinin alabileceğini ortaya koyduğu aydınlık bir tabloya geçişin ifadesi olan TBMM’nin açılışı, aynı zamanda milletin birlik ve beraberliğinin tesisi, istiklalin ve istikbalin teminidir.

 

Her türlü yokluğun ve yoksunluğun hâkim olduğu 1920’lerde milli iradeyi önceleyen ve önemseyen, milletimizin hassasiyetlerinin yaşatılması ve geleceğe uzanması için çocuklara armağan edilen 23 Nisan’ın anlamını bulması; 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, 28 Şubat ve 27 Nisanların bir daha yaşanmamasına bağlıdır. Milli iradeyi hiçe sayan darbeci, komitacı geleneğin yaptıklarının yanlarına kar kalmamasının yolu ise millet iradesine kast edenlerin hukukun karşısında hesap vermelerinden ve millete ödettikleri bedeli kendilerinin de ödemelerinden geçmektedir.

 

Hak, hukuk ve adaletin askıya alındığı, her şeyin mubah sayıldığı darbe dönemleri, oluşturduğu tahribatla tamiri mümkün olmayan sıkıntılara kapı aralamıştır. Yargısız infazlar, işkenceler, faili meçhuller, insanlık dışı muameleler ve geçmişte yaşanan trajediler devlet ve millet arasında güven bunalımına neden olmuş ve derin faylar oluşturmuştur. Temel hak ve hürriyetler noktasında yaşanan ihlaller, huzursuz ve mutsuz topluma davetiye çıkarmıştır.

 

Ülkemizin her on yılda bir aynı kaderi yaşamaması, milletimizin yarınlara umutla bakabilmesi, ekonomik ve sosyal açıdan millete ağır faturalar ödeten, geleceğe karamsar bakmaya neden olan antidemokratik süreçlerin bir daha tekrarlanmaması için herkese görev düşmektedir. En büyük görev ise şüphesiz TBMM’nindir. Yeni anayasayı yapacak, kurum ve kurulları keyfilikten çıkarıp milletin hizmetine tahsis edecek olan TBMM, ülkemizde yıllardır yaşanan huzursuzlukların bitirilebilmesinde de şüphesiz en önemli role sahiptir. Millet olarak milli birlik ve beraberliğimizin yeniden temini, kardeşliğimizin tesisi için başta TBMM olmak üzere bütün milletimize görev düştüğü önemli bir süreci yaşıyoruz.

 

Millete ihanet edenlerin, tuzak kuranların ve dün PKK ile sarmaş dolaş olanların vatanperver kesildiği, darbecilere kucak açanların provokasyona yöneldiği, etnik köken üzerinden siyaset yapanların huzur ve barış için atılan adımları tökezletmeye çalıştığı şu günlerde TBMM’nin akil davranmaya huzurun ve barışın tesisi için milletimizin duyarlılığına ihtiyaç vardır.

 

Ülkemizin kurtuluşunu hep birlikte başaran, şehitleri Çanakkale’de sırt sırta yatan,  TBMM’yi 23 Nisan 1920’de dualarla açan milletimiz; milli birlik ve kardeşliği yeniden tesis edecek, 23 Nisan coşkusunu hep birlikte yaşayacaktır. Bu duygu ve düşüncelerle Meclis’in açılışının 93. yılının hayırlara vesile olmasını diliyor, başta milletimiz olmak üzere tüm dünya çocuklarının 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramını kutluyoruz.